Genel Başkanımızın 30 Kasım 2013 İstişare Toplantısı Konuşması

Saygıdeğer Başkonsolosum Sayın Hüseyin Emre Engin bey,

Saygıdeğer Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcım Sayın Cengiz Çolak bey,

Saygıdeğer Din Ataşem Sn. Kazım Türkmen bey,

Saygıdeğer Hocam Doç. Dr. Cengiz Tavşan.

Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Saygıdeğer Temsilcileri ve Kanaat Önderleri,

Basınımızın Değerli Mesubları,

Değerli Misafirlerimiz;

Bugün burada sizlerin teşrifleri ile icra etmekte olduğumuz ‘Birlikte Güçlü Yarınlara’ İstişare Toplantımıza hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz.

Değerli Hazirun,

yurtdışına göçün 52. yılında zor ve meşakatli bir süreçten sonra Karadenizliliği ve Trabzonluluğu bir yaşam felsefesi olarak algılayan arkadaşlarımızla birlikte altı yıl boyunca Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde hizmet veren Karadenizli ve Trabzonlu dernek yetkililerinde iştirak ettikleri istişare toplantıları düzenledik. Akabinde yurtdışında mukim Karadenizliler ve Trabzonlular olarak sesimizin daha da gür çıkması, yüreğimizde tutuşan bu Karadeniz sevdasını yaşamımızın her alanında yer alabilmesi için halihazırda hizmet veren derneklerin bir çatı altında toplanılması fikri güç kazanmaya ve bu yönde somut adımlar atılmaya başlandı. Nihayetinde 04 Aralık 2011 tarihinde Almanya’nın Düren kentinde yapılan ilk genel kurulda federasyonumuzun birimleri seçildi ve akabinde yapılan yönetim kurulu toplantısında da arkadaşlarımız arasında görev dağılımı yapıldı. Bu vesileylede bugüne kadar oluşuma katkı sağlayan tüm gönüldaşlarımıza minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

ATDF’nin kurulması ile birlikte yakılan bu meşalenin birlik, beraberlik ve heyecanımızı doruğa çıkardığı gerçeği bizlerin geleceğe dahada umutla bakmamıza vesile olmaktadır. Bu hizmet yarışında görev alan birbirinden değerli arkadaşlarımın hiç bir şahsi beklentisi olmaksızın görev aşkıyla hizmet edecek olmalarının haklı gururunu yaşıyoruz.

Değerli Hazirun,

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli benliğine sahip çıkmayan milletler, başkasının şikârı olur.” sözünü esas alarak yarım yüzyılı aşkın, Avrupa’yı kendine ikinci vatan edinmiş Karadenizliler ve Trabzonlular, burada ki uyum sürecinde gelenek ve göreneklerine sahip çıkarak kendini geliştirmesinin mücadelesini vermektedir.

Yarım yüzyılı aşan bu mücadele dönem dönem sekteye uğratılsa dahi, gelinmiş olan bu noktada misyonumuzun ve vizyonumuzun muhakemesini yaparak üzerimize düşen vefa borcunu ödeme zamanıdır.

“Milli emeller, milli irade, yalnız bir şahsın düşüncesinden değil, bütün millet fertlerinin, arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir.” Bu anlamda temsil ettiğimiz bu hareket kişilerin değil topyekün gönlünde hizmet sevdalılarının ortak değeri olduğu unutulmamalıdır !

Ayrıca şu bilinmelidir ki; bizleri bu çatı altında toplayan yegâne güç; Karadeniz’dir, Trabzon’dur. ATDF, bu bağlamda hiç bir siyasi hareketin adresi olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.

Değerli Arkadaşlarım;

Geleceğimizi beraberce inşa edeceğiz. “Bizi biz yapan” diğer değerler ve mukaddesatlarımıza sarılarak, ilmin, aklın, adalet ve imanın rehberliğinde sevgi, saygı, merhamet duygularıyla ve insanlık adına, insanlığa faydalı olmak idealleri ile bıkmadan, usanmadan çok çalışmalıyız.

Bu olgu etrafında oluşan tüm oluşumları göz bebeğimiz olarak algılıyor ve önemsiyoruz. Bu bağlamda güncel gelişmeleri yakinen takip etmeye çalışıyoruz. Üstlenmiş olduğumuz misyonun gereğini bizlerin olduğu kadar istisnasız burada bulunan tüm arkadaşlarımızdan da aynı şekilde kendilerine vazife saymalarını bekliyoruz. Bu doğrultuda istikrar ve yakın işbirliği beklediğimizin altını özellikle çizmek istiyorum. Bu misyonda yapılacak tüm çalışmalar birilerine rağmen değil ortak konsensüs ile oluşacak ortamda olması gerekmektedir.

İşte bu noktada teşkilatlarımız ve bu oluşumumuz tarihi bir misyon arifesinde bulunmaktadır. Üstleneceğimiz bu tarihi misyonda  katkımız yalnızca bölge insanına değil ülke bütününe yönelik olacaktır. Bugün burada sizlerle perçimleştireceğimiz bu  hareket toplumun tüm kademelerinden tam destek alarak büyüyen bir çığ gibi ülkenin tümüne birlik ve duyarlılığına yönelik aktivitelerde bulunacak bir sivil toplum hareketi olacaktır. İşvereninden işçisine, avukatından yargıcına, doktorundan mühendisine, siyasetçisinden en sade vatandaşına kadar inecek bu harekete istisnasıs herkesimden tam destek alınarak yol alınmalıdır, alınacaktır.

Değerli Hazirun;

Liberal (özgürlük) demokrasilerin, temsile dayalı siyaset yapma tarzı Türkiye’nin ve Türk insanının ihtiyaçlarına ve karmaşık siyasal yaşamına yetmiyor, karşılık veremiyor. Sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik yaşamda karşılaşılan darboğazlar ve krizler, Demokrasinin demokratikleştirilmesi düşüncesini gündeme getiriyor ve çözüm olarak akla katılımcı demokrasi geliyor. Özellikle AB üyesi ülkelerde, gelişmiş tüm batı ülkelerinde ve ABD’de vatandaşlar gönüllü kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri vasıtasıyla kendi sorunlarına her daim sahip çıkabiliyorlar ve yöneticilerini yönlendirebiliyorlar. Bu sayede gelişmiş Batı ülkelerinde ve AB üyesi ülkelerde demokrasi kesintiye uğramıyor, yol kazaları yaşanmıyor, demokrasi iyi işliyor ve oturuyor.

Söz konusu ülkelerde üçüncü sektör de denilen sivil güçlüdürler. Toplumların, dinamik, üretken ve demokratik reflekslerin kuvvetli olması önemli ölçüde sivil toplum örgütleri ile ilgilidir.

Gelişmiş ülkelerde toplum tamamen örgütlenmiş olup sivil toplum kuruluşları yasama, yürütme, yargı ve medyadan sonra 5. en büyük güçtür. Gelişmiş ülkelerin her vatandaşı, en az 5,10 sivil toplum kuruluşuna üyedir. İsveç ve Norveç’in nüfusunun 4-5 misli sivil toplum kuruluşu faaliyettedir.

Ülkelerin gelişmiş ve kalkınmışlığında sivil toplumun örgütlü olması çok önemli bir göstergedir. Büyük devlet olmanın, çağdaş devlet olmanın çok önemli şartlarından biri de toplumun özgürce örgütlenmesinin önünde her türlü engelin kaldırılmasıdır. AB üyesi ülkeler bu konuda STK’lar için adeta cennet oluşturmuştur. Almanya da 2 milyon 100 bin, Fransa da 1,5 milyon ABD’de 1,5 milyon civarında dernek faaliyettedir. Dernekler son derece etkin ve katılımcıdır. AB üyesi ülkelerde ortalama 40 kişiye bir dernek düşmektedir. Gelişmiş ülkelerde sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla ülkede yaşayanlar son derece dinamik olmuşlar ve her şeyi devletten beklememişlerdir. Toplumda uzlaşma ve barış sağlayarak sosyal huzuru gerçekleştirmişlerdir. Gelişmiş Batı ülkelerinin insanları demokratik reflekslerini bu şekilde kuvvetli, canlı ve aktif hale getirmişlerdir.

Değerli Hazirun;

Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu ilkelerini şu şekilde belirlemeyi hedeflemektedir:

  • Avrupa  Trabzon Dernekler Federasyonu, kendi  alanında özgür ve özgün bir sivil toplum kuruluşudur. Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu, Trabzon  ve Karadeniz insanının zengin kültür kaynaklarını, barış içinde birarada      yaşamak ve toplumsal uzlaşmayı yaygınlaştırmak için uygun zemin kabul      ediyor.
  • Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu demokrat      bir tutum ve duruşla belli kurallar çerçevesinde her konuyu tartışmaya   açık tutuyor.
  • Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu,      küreselleşen dünyada benliğini koruyarak var olabilmenin küresel      meselelere de çözüm önerileri sunabilmekten geçtiği anlayışıyla  uluslararası programlar düzenlemeyi hedefliyor.
  • Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu, Trabzon  ve Karadeniz insanının yaşadığı çoğrafyada fikir yelpazesindeki bütün      renkleri ve farklı sesleri bünyesinde bulundurmaya azamî gayret  gösteriyor.
  • Her fikir, şiddete başvurmadığı, saygı ve  fikir ölçüsü içinde kaldığı müddetçe, saygıya lâyıktır.

Bunlar şu aşamada bizlerin temel ilkeleri ve tabiri caizse kırmızı çizgilerimizdir.

Bu bağlamda ATDF somut aksiyon planını kısaca konu başlıkları halinde şöyle özetleyebiliriz:

1.Teşkilat İçi Çalışmalar

  • Sağlıklı ekipleşmek ve ortak kurumsal kimlik      oluşturmak: İdarede ekip ruhu tesis etmek, ortak hareket etmeyi      güçlendirmek,
  • Uzmanlaşmak: Gönüllülüğü profesyonellikle  birleştirmek,
  • Çalışma komisyonu oluşturarak misyon ve  vizyonumuzun en az dört yıllık       muhasebesi ve murakebesini yapmak: Yön ve yörünge, iç insicam      ve  yazılı tüzük geliştirme  çalışması yapmak,
  • Üye teşkilatlarını etkin ve etkili işleyebilecek bir yapıya  kavuşturabilmek için      yeniden yapılandırma çalışmaları yürütmek,
  • Üye kazanma çalışmalarını hızlandırmak: ATDF bünyesindeki teşkilatların  üye      sayısını mümkün olan azami sayıya ulaştırmak,
  • Teşkilat bünyesinde Avrupa’da yaşayan Karadenizliler ve Trabzonlular hakkında stratejik ve kullanışlı bilgi üretecek olan      düşünce kuruluşlarıyla ilişkileri hızlandırmak;
  • ATDF içi eğitim sağlayan, siyasete ve sivil topluma ve Avrupa’daki Karadenizlilerin ve Trabzonluların danışman ve      ATDF’yi de rehber kurum haline getirmek.

2. Mali Konular

  • ATDF gelir kalemlerini çeşitlendirecek çalışmalara hız vermek. Bunlar  içerisinde üye aidatlarını artırmak,      işadamlarının katkı paylarını artırmak, çeşitli fonlardan gelecek      gelirleri artırmak,
  • Avrupa Birliği ve üye ülke uyum fonlarına açılmak,
  • Avrupa Birliği Türkiye fonlarında güvenilir ortak haline gelmek,
  • Türkiye Cumhuriyetinin araştırma destek fonlarına başvurmak,
  • Faaliyet temelli sponsor sağlamayı sistemli hale getirmek.

3. Teşkilatlanma Çalışmaları

  • Teşkilatın Türkiye ve  Balkanlarda teşkilatlanması,
  • Trabzon, Ankara ve İstanbul temsilciliklerinin oluşturulması,
  • Henüz bulunulmayan Batı Avrupa ülkelerinde teşkilatlanmamızı gerçekleştirmek.

4.Öncelikli Konular

  • Avrupa’da  katılım politikalarının analizi ve takibi,
  • Sivil  örgüt ve demokrasi,
  • İnsan  hakları ve ırkçılıkla mücadele,
  • Eğitim problemleri, Türkçe ve kültür politikaları
  • İslam dininin resmen tanınması, kamu tüzel kişiliği ile ilgili haklar
  • Ticari haklardaki dışlanmaya karşı mücadele,
  • Kamu  yönetiminin göçmenlere açılımı,
  • Sivil toplum örgütlerine yönelik çalışmalar,
  • Avrupa’da  yaşayan Trabzonluların Türkiye kaynaklı sorunlarına eğilmek
  • Siyasi katılım ve siyasi baskı oluşturmak,
  • Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde lobi çalışmaları yapmak,
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlarında temsile yönelik çalışmalarda bulunmak,
  • Düzenli yapılacak seminerlerle ATDF yöneticilerine yönelik hizmet içi eğitim      yapmak,
  • Üniversitelilere yönelik çalışmaları sistemli hale getirmek.

5. Teşkilat Dışı Çalışmalar

  • Avrupa ülkelerine açılımı güvenilir ve mahir muhatap olarak hızlandırmak,
  • Olabilirlik dahilinde vakıf, bilimsel ve siyasi kurumlarla işbirliği sağlamak,
  • Bürokratik ve siyasi kuruluşlara katılım konusunda muhatap olmak ve onları etkilemek,
  • Diğer sivil toplum kuruluşları ile Avrupa’da yaşayan Karadenizli ve Trabzonluların çıkarları üzerine ortak zemin tesisini hızlandırmak,
  • AB kurumlarıyla işbirliğini tesis etmek ve sürdürülebilir kılmak.

Değerli Hazirun,

Federasyonumuz kuruluşundan bugüne kendi bünyesinde olduğu kadar dışa yönelikte sürekli hareket halinde değişik platformlarda da bu çalışmalarını aralıksız devam ettirmektedir. Yöremizin tanıtımından yapısal çalışmalarda atılacak adımlara kadar geniş bir yelpazede etkin olunmuştur. Artık hem Türkiye’de hemde Avrupa sathında muhatap kurum olmada ciddi aşamalar kayıt edilmiş bu bağlamda kurumumuz kompetens merkezi haline gelmiştir. Avrupa’nın en büyük Ramazan etkinliği olan Fest-i Ramazan’ın önemli bir ayağının federasyonumuzun olduğu gerçeği önemsediğimiz bir gelişmedir

Değerli Arkadaşlarımız,

Önümüzde ki yıl 19 Nisan tarihinde Genel Merkezimizin bulunduğu şehir olan Siegburg’da geleneksel hale getireceğimiz Karadeniz ve Trabzon Avrupa’da Buluşuyor, Birlik ve Dayanışma Festivalimizi organize ediyoruz. Bu bağlamda hem Türkiye’den hemde Avrupa’dan birlik ve dayanışma festivalimize katılması gereken tüm unsurlar aramızda olacaklar. İşte bugünde hep birlikte birde Avrupa’dan güçlü bir şekilde kendi insanımız bizde buradayız mesajı vereceğiz.

Değerli Hazirun,

Bizim yolumuz sevgi yoludur, bizim yolumuz bir olma yoludur, bizim yolumuz haydi durma kalk ve yürü diyenlerin yoludur, bizim yolumuz bu sevda bitmez hizmet aşkı sönmez diyenlerin yoludur.

Sen bir devsin,yükü ağırdır devin!

Kalk ayağa,dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!

Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.

Allah yar ve yardımcımız olsun. Yolumuz ve bahtımız açık olsun. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun diyor, tüm hemşehrilerimi bir ve beraber olarak kucaklıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Saygılarımla,

Salih Altınışık

Avrupa Trabzon Dernekler Federasyonu Genel Başkanı

Comments are closed.