Genel Başkanımız Altınışık’dan Şeb-i Arûs Mesajı

Mevlânâ Celaleddin-i Rumi, kendi ölümüne rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani Şeb-i Arûs (düğün gecesi) demiştir. Nitekim bir gazelinde Mevlânâ Celaleddin-i Rumi;

“Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma…

Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;

Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,

Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme,

Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır,

Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye kalkışma,

Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.

Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir mi?

Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?

Hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı? Can Yusuf’u ne diye kuyuda feryad etsin?

Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç.

Zîrâ senin Hayy u Hû’yun, mekânsızlık âleminin fezâsındadır.” demiştir.

Şiddetten arındırılmış, insanların insanca yaşadıkları, kimsenin kimseyi düşüncesinden ve inancından dolayı kınamadığı, herkesin birbirine saygıyla ve hoşgörüyle yaklaştığı bir dünyaya ulaşmak için dünyanın bugün Mevlânâ’nın sesine her zamankinden çok kulak vermesi gerekmektedir.

Farklı inançları, kültürleri, düşünceleri dışlamayan, insanın özündeki iyiyi ve sevgiyi ortaya çıkarmaya çalışan, çokluk içinde birliği arayan Mevlânâ, insanların zengin gönül dünyaları arasında köprüler kurmuş, sevgiye ve barışa giden bir yolun temelini atmıştır.

Bu vesileyle, insanları yaratandan ötürü seven ve sevmeyi hayat felsefesi olarak bu yüzyıla kadar taşıyan Mevlânâ dostlarını saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Mevlânâ: “Ben Kur’an’ın kölesi, Hz Muhammed’in (SAV) yolunun tozuyum” demiştir. Hakiki müminin şiarı olması gereken bu düsturu hayatımıza her daim taşımayı nasip etmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.

Salih Altınışık

ATDF Genel Başkanı

 

 

Comments are closed.